FAKİRANE

Fakir ama Gururlu

Sitâre

“Çeşmek Be-zen Sitare
Ezmen Mekon Kanare”

Nerden çıktın karşıma böyle Sitare
Efsaneler dökülüyor gülüşlerinde
Kirpiklerin yüreğime batıyor
Telaşlı bir kalabalığın ortasında
Ayaküstü konuşuyoruz
Nedimin nigehban nergisleri gibi
Üstümüzde bütün nazarlar
Çok utanıyorum Sitare
Dün oturup hesap ettim
Sen doğduğun zaman
Ben bir askeri mektepte talebeymişim
Devamı »

Mayıs 30, 2007 Yazan: fakirane | Şiir Makamı | | 2 Yorumlar

Dile Gelmeyen

Anne; güzel sözlerle, ince davranışlarla, bir çiçek sürpriziyle, bir öncelik tanıma nezaketiyle, hasta ya da yorgun olduğunda ufak bir ilgiyle sevgisini göstermesini beklerken; baba, sevgisini, onu olduğu gibi kabul ederek, kızdığında onu kırmamak için öfkesini gizleyerek, kollayarak, koruyarak ve her şeyden sakınarak gösteriyordu.
Birçok kez baba, annenin isteklerini üzülerek de olsa yapmıyordu. Bu, annenin iyiliği içindi. Anne duygusaldı, hisleriyle hareket ediyordu. Bazen akıbeti hayır olmayan bir şeyi, bulunduğu anın koşulları içinde mutlu olmak için istiyordu. Anı düşünüyordu, anlık düşünüyordu. Devamı »

Mayıs 30, 2007 Yazan: adigebatur | Hikaye | | Henüz Yorum Yok

Hızırla Kırk Saat’ten

 …

Ey yeşil sarıklı ulu hocalar bunu bana öğretmediniz

Bu kesik dansa karşı bana bir şey öğretmediniz

Kadının üstün olduğu ama mutlu olmadığı

Günlere geldim bunu bana öğretmediniz

Hükümdarın hükümdarlığı için halka yalvardığı

Ama yine de eşsiz zulümler işlediği vakitlere erdim

Bunu bana söylemediniz

İnsanlar havada uçtu ama yerde öldüler

Bunu bana öğretmediniz Devamı »

Mayıs 26, 2007 Yazan: fakirane | Şiir Makamı | | Henüz Yorum Yok

Malcolm X’in Hac İzlenimleri

Malcolm X lâkablı El-Hacc Malil el-Şahbaz’ın hac intibaları şöyledir:

“Sen Allah’la beraber olunca, O, daima varlığının işaretlerini sana hissettirir. Ben Mekke’ye gitmek için S. Arabistan konsolosluğuna vize talebinde bulununca bana Amerika’da Müslüman olmuş kişilerin vize alabilmesi için, Dr. Mahmud Şavarbî’den onay alması gerektiğini söylediler. Ben Şavarbî’ye telefon açınca, o çok şaşırdı, kendisinin de beni aramak üzere olduğunu söyledi ve gelmemi arzu ettiğini ifade etti. Bürosuna gidince Dr. Şavarbî bana hacca gidebilmem için gerekli olan onay mektubundan sonra bir kitap verdi. Kitabın adı Muhammed’in (sas) Ebedî Mesajı idi. Yazarı Abdurrahman Azzam’dı. Yazar eserinin bir nüshasını bana verilmesi için göndermiş. Devamı »

Mayıs 25, 2007 Yazan: fakirane | Anı, Şahsiyetler | | Henüz Yorum Yok

Malcolm X

malcolm xMalcolm X (Malcolm Little ve daha sonrasında El Hac Malik el-Şahbaz) (Omaha 1925 – New York 1965), ABDli siyaset adamı ve siyah hakları savunucusudur. 1952′de Malcolm X adıyla Black Muslims hareketine girdi. Elijah Muhammad‘ın yolunu izledi ve ona ABD içinde tümüyle bağımsız olacak bir siyah cumhuriyetinin kurulması fikrini benimsetti. Ancak Mart 1964′de iki önderin arası açıldı; Malcolm X, Afrika – Amerika Birliği örgütünü kurdu ve 1964′de Afrika ile Ortadoğu’ya (Mekke’de hacc için bulundu) iki gezi yaptı. Dönüşünden kısa bir süre sonra da öldürüldü. Devamı »

Mayıs 25, 2007 Yazan: fakirane | Şahsiyetler | | Henüz Yorum Yok

Zarafet

Zarafet kelimesinin içini doldurabilecek özellikler nelerdir? Acaba hiç düşündünüz mü, zarif insan kime denir?

Zarif kelimesi zarf kelimesi ile aynı köktendir. Zarf, “içine bir şey konulan kap” anlamını taşır. Mektup zarfı gibi. O halde zarif insan da, “içinde latif ve hoş şeyler bulunan kişi” anlamına gelecektir. Soru şu: Zarafetin içini dolduran bu latif ve hoş şeyler acaba nelerdir?!.. Devamı »

Mayıs 25, 2007 Yazan: fakirane | Deneme | | 2 Yorumlar

Sevgilim İhanet

Kelimelerin hastalıkları varsa eğer,”ihanet” mutlaka cüzzamlı olmakla suçlanmıştır.Oysa, soluğumuz kadar yakındır da biz onu bambaşka yerlerde ve kendimizden çok uzakta bilmeyi yeğleriz.İhanet hayatımızın ta kendisidir,dikkatli bakın, göreceksiniz.

İhanet daima iki uçlu.Gerçekleşmesi için bir muhatap gerekli ve bu yanıyla aşka benziyor.Bu yüzden değil mi ki ihaneti yaşayanlar,büyük aşkları yaşayanlar kadar ünlü ve daima çift isimle anılıyor bu öyküler.Habil ile Kabil söz gelimi.Leylâ ile Mecnun .En trajik olanı galiba İsa’nın son akşam yemeği ve İşte insan. Hıristiyan batıda her şey bu çok eski ihanetin etrafında döner ve çarmıhlar artık daima omuzlardadır.Sezar’ı asıl öldüren yediği hançerden daha çok Brütüs’ün,olmaması gerektiğine inandığı bir yerdeki mevcudiyetini görmesidir. Devamı »

Mayıs 25, 2007 Yazan: fakirane | Deneme | | Henüz Yorum Yok

Hikem-i Ataiyye

Melâl(hüzün) içindesin. Yoksul olduğunu düşünüyorsun. Ne ki senden alınmıştır, o senin hayrınadır. İçindeki yoksulluğu hissediyor musun? İşte senin için en hayırlı vakit. Unutma, ihtiyaç mütemadîdir.

Madem ki içinde bulunduğun yer, konuştuğun kimse sana feyz vermiyor, terke mani olan ne?

Sevdiğin ve kendisine koştuğun iyi iş, meşgul olman gereken iştir.

Yapacağın iki iş birbirine karıştığı zaman onlardan nefsine ağır gelenine bak ve onu yap. Çünkü nefse ancak hak ve doğru olan şey ağır gelir. Devamı »

Mayıs 21, 2007 Yazan: adigebatur | Deneme | | 3 Yorumlar

Allah Bize Yeter…

Allah bize yeter

ALLAH BİZE YETER…

Sahip olduklarınızın sizin olduğunu düşünüyorsanız muhtaçsınız demektir.

Varlık içinde yokluğu görmemişseniz, yoksulsunuz demektir.

Cesaret, Allah’tan hakkıyla korkmaktır; korkmuyorsanız korkaksınız demektir.

Kelimeler kalbinde hikmetler taşır, hikmeti görmüyorsanız cahilsiniz demektir.

İnfak etmek, azametle bilinir; vermeye güç yetirirken veremiyorsanız âcizsiniz demektir.

Devamı »

Mayıs 20, 2007 Yazan: adigebatur | Deneme | | 7 Yorumlar

Padişah ve İhtiyar

Çok soğuk bir kış günü padişah, tebdil’i kıyafet gezmeye karar

vermiş.Yanına baş vezirini alıp yola çıkmış. Bir dere kenarında

çalışan yaşlı bir adam görmüşler..

Adam elindeki derileri suya sokup, döverek tabaklıyormuş.

Padişah, ihtiyari selamlamış.

” Selamünaleyküm ey pir’i fani…”

” Aleykümselam ey serdar’ı cihan…” Padişah sormuş.

” Altılarda ne yaptın ?”

” Altıya altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor…” Padişah gene

sormuş: Devamı »

Mayıs 20, 2007 Yazan: fakirane | Hikaye | | 1 Yorum