Efendilerin Efendisi Canım Sultanım
Dün gece, rüyası bahşedilmedi ama bir hayal yanaştı zihnimin kuytusuna. Seninle bir yolda yürüyoruz. Yürüdükçe açılan bir yol bu. Ağacı, aracı, toprağı yok. Yok ikimizden başka yolcusu. Sen, en çok konuşmak istediğim insan, yanımdasın ama yüzüne bakamıyorum. Teninden sızan gül kokusu başımı döndürüyor. Heybemde sorular var. İrili ufaklı çakıl taşları gibi sorular. Onları birer birer çıkarıp hafiflemek, sonra seninle uçmak istiyorum. Devamı »
Leyla’nın çılgınlığı
Mecnun kelimesinin sözlükte “deli, çılgın, cin tutmuş, cinnet getirmiş” gibi karşılıkları yanında bir de “tutkun âşık, aşırı seven” anlamı vardır.
Bu ikinci anlam, Mecnun denildiği zaman aklımıza gelen ünlü âşık yüzünden olsa gerektir. Amiroğullarından Kays b. Mülevvah’ın (ö. 698) veya Emeviler çağında yaşamış Kays adlı bir beyzadenin (Kays bin Şame) lakabı olan Mecnun kelimesinin eski kaynaklardaki kullanımı “Mecnun–ı Leylî (Leyla’nın çılgını, Leyla’nın delisi)” biçiminde olup, kelime daha çok sözlük anlamıyla ön plana çıkar. Bu öyküye konu olan Leyla’nın gerçek adı ise “Leyla binti Mehdî bin Sa’di’l–Âmirî (Amiroğulları’ndan Sa’d oğlu Mehdî’nin kızı Leyla)”dir.
Devamı »
Çok dinlenenler
Yusufu Kaybettim… http://www.fileden.com/files/2007/3/6/857202/Yusufu%20kaybettimens.MP3
Yalgızam (yalnızım)… http://www.fileden.com/files/2007/3/6/857202/Alihan%20Samedov%20-%2002%20-%20Yalgizam.Mp3
Ah etme (Eşref Ziya)… http://www.fileden.com/files/2007/3/6/857202/10%20Ah%20Etme.mp3
A. Kamangir’den (Farsça)
Farsça bir müzik… Yazarı hakkında pek bilgi edinemedim, İsmi A. Kamangir…
Bence dinleyin yeter
http://www.fileden.com/files/2007/3/6/857202/farsca-persian.mp3
Züleyha’nın Yusuf’u

Züleyha’nın gözlerinde Yusuf’un sureti var
Her şafak ağaran saçlarında
Tel tel Yusuf’un aydınlığı
Endamıyla çıkınca avlulara
Sarayda bir güzellik dolaşır
Yusuf ise Züleyha’nın damarlarında
Ay doğmaya utanır, bir bahar akşamında
Ve çöllerin şaşkınlığı sorunca nedenini
Der ki: Yusuf bu gece Mısır sokaklarında Devamı »
Leyla Köşesi
Bir de bakalım Leyla köşesinden
Aşkın kadın adlı penceresinden
Bırakmıştı kendini yazılmış olana
Susmak ve konuşmamak denen cana
Evlenmişti ve görünüşte mutlu
Şimdiden memnun ve gelecekten umutlu
Fakat bir eksiklik ufacık bir nokta
Kalbi kurcalıyordu hala
Mecnun ne olmuştu neredeydi
Nasıldı ne yapıyordu hali neydi
Geceleri loş gölgeler arasında
Kum tepelerinde ay yarasında
Mecnuna benzeyen hayaller olurdu Devamı »
Perhiz
Siir yazmaya hevesli zengin bir aga, yazdıgı siirleri usagı ile incelemesi için meshur sair Keçecizade Izzet Molla’ya
yollamıs. Izzet Molla bakmıs siirlerin ipe sapa gelir yanı yok, agaya, “Perhiz yapsın” diye (Az ve öz yazsın anlamında) haber
göndermis. Aradan zaman geçmis. Aga, Izzet Molla’ya bir tomar daha siir göndermis. Izzet Molla yine, “perhiz yapsın” demis.
Bir müddet sonra aga bir parti daha siir yollamıs. Izzet Molla siirlerin çokluguna bakıp aganın perhize devam etmesini isteyince
usak, “Efendim, agam o kadar perhiz yaptı ki igne iplige döndü, devam edecek hali kalmadı” demis. Izzet Molla Parlamıs: “Ulan,
agan bu derece sıkı perhiz yapıyor da bunca pislikleri neresinden çıkarıyor?…”
Böyle Bir Uşak
Hüsrev Pasa sinirli ve hırçın tabiatlı biriymis. Sık sık çevresindeki, emri altındaki kisileri azarlar, kırarmıs. Yine öfkeli bir
anında usagını agır bir sekilde azarlamıs, hakarette bulunmus. Usak:
— Artık bu kadarı fazla, diyerek alıp basını gitmis.
Bunu duyan usak simsarları hemen Hüsrev Pasa’nın konagına damlamıslar. Hüsrev Pasa aradıgı usakta bulunmasını
istedigi nitelikleri sıralamaya baslamıs:
— Benim huyumu biliyorsunuz, bana buna göre bir usak bulacaksınız. Bulacagınız usak öyle zır cahil olmasın. Az çok
okuma yazma bilsin, biraz mürekkep yalamıslıgı olsun. Devamı »
Merhamet
Müminlere imdada yetiş merhametinle
Mülhidlere lakin daha çok merhamet eyle
M.Akif
Acımak bir derttir çoğu zaman, derdi acıya yığar. Mahlukun acıması dertten doğar da, Halik merhametiyle sevince boğar. Merhamet ok ok yürekler kanatır yaratılanda; merhamet eseri olarak yağmur yağmur sevindirir kulunu Yaratan da. Merhamet bir gözyaşıdır, gözyaşı dökende merhamet sicim sicim; merhametini rahmet rahmet dağıtınca Rahman ve Rahim, elbet annenin yavrusuna merhametinden çok ötedir, hem çok kerîm!.. Kışın mağaralarında barındığı dağlara da, güneşin sessiz vadilerde kavurduğu çağlara da; toprağın yarıldığı kuraklıklara ve yolları yollara bağlayan aklıklara da eşittir merhamet. Devamı »



