FAKİRANE

Fakir ama Gururlu

KAR/DAN

Ağzımda ekşi bir tat
Ve ekmeğin buğusu
Akşam sofrası
Kan kokusu
Yanaklarıma değen yağmur
Parmaklarımda esen rûzigâr
Kar
Yağar Devamı »

Mayıs 12, 2008 Yazan: adigebatur | Şiir Makamı | | Henüz Yorum Yok

KIRMIZI KANLA BİLİNİR

bir.
her umudun tutunacak dalı var
sabah bir gezginin ayak sesleri
yolum sana varmayacaksa
gitmenin ne anlamı var
  Devamı »

Ağustos 13, 2007 Yazan: adigebatur | Şiir Makamı | | 3 Yorumlar

MONA ROSA II-ÖLÜM VE ÇERÇEVELER

Bir lâmba yanıyor, hafif ve sarı;

Garip bir yolculuk, tren ve Gülce.

Bir hançer bölüyor, ah, rüyaları:

Bir rüya, bir hançer, bir el; ve, ve, ve…

 

Lâmbalar yanıyor, hafif ve sarı;

Gece kar yağacak sabaha kadar.

Toprakta et, kemik çıtırtıları…

Yarı ölüleri bir korku tutar

Değince bir taşa kafatasları.

-Ölüler ki yalnız tırnakları var,

Ve yalnız burkulmuş diz kapakları…- Devamı »

Temmuz 23, 2007 Yazan: fakirane | Şiir Makamı | | Henüz Yorum Yok

Muhabbettir

MuhabbettirKelimeler dudağında bir musiki gibidir

Elleri, dağ yamacında nevbahar çiçekleri

Nereye gitse umut, ne yöne baksa hayat

Yürüdüğü yolları incitmekten çekinir

Nazenin bir gül olur tebessüm yanağında

Zarafettir…

 

Erir mum gibi

Aşk-ı ilahi ile enâniyet

Varlığın sırrı yok olmakla bilinir. Devamı »

Temmuz 16, 2007 Yazan: adigebatur | Şiir Makamı | | 1 Yorum

Muttasıl

 

Adın huruf-u mukattaa ile Suyu ikiye bölerken

Göğün çanağından sırrı pençeliyordu ebabil

Şakaklarında asrın nüshası ömür

Kaç firkati çeker kınından

Ebu Greyb’de ikindi vakti

Seccadesi çekilir önünden

Kapanır elleri kelepçeli

Ya Hay !.. Devamı »

Temmuz 14, 2007 Yazan: fakirane | Şiir Makamı | | Henüz Yorum Yok

Rüveyda

fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına

bir güvercin uçurup kıtalar arasından

çağırdın beni

geçerek birer birer sürgün kanyonlarını

derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına

yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı

yıkarak yalnızlığa kurduğum sarayımı

yetim çığlıklarımı duyurmak üzere sana

koşup geldim; iliştir beni memnu bahtına Devamı »

Temmuz 13, 2007 Yazan: fakirane | Şiir Makamı | | Henüz Yorum Yok

Önden giden atlılar

ıssız sıcak çölleri

karşı karlı dağları

çoktan aşıp gittiler

kayboldular uzakta

önden giden atlılar

ben burada kaldım böyle

işleri aceledir

çok uzundur yolları

bense geride kaldım

yetişemedim size

önden giden atlılar Devamı »

Temmuz 9, 2007 Yazan: fakirane | Şiir Makamı | | 1 Yorum

Züleyha’nın Yusuf’u

Züleyha’nın gözlerinde Yusuf’un sureti var
Her şafak ağaran saçlarında
Tel tel Yusuf’un aydınlığı

Endamıyla çıkınca avlulara
Sarayda bir güzellik dolaşır
Yusuf ise Züleyha’nın damarlarında

Ay doğmaya utanır, bir bahar akşamında
Ve çöllerin şaşkınlığı sorunca nedenini
Der ki: Yusuf bu gece Mısır sokaklarında Devamı »

Haziran 8, 2007 Yazan: adigebatur | Şiir Makamı | | 4 Yorumlar

Leyla Köşesi

Bir de bakalım Leyla köşesinden

Aşkın kadın adlı penceresinden

Bırakmıştı kendini yazılmış olana

Susmak ve konuşmamak denen cana

Evlenmişti ve görünüşte mutlu

Şimdiden memnun ve gelecekten umutlu

Fakat bir eksiklik ufacık bir nokta

Kalbi kurcalıyordu hala

Mecnun ne olmuştu neredeydi

Nasıldı ne yapıyordu hali neydi

Geceleri loş gölgeler arasında

Kum tepelerinde ay yarasında

Mecnuna benzeyen hayaller olurdu Devamı »

Haziran 6, 2007 Yazan: fakirane | Şiir Makamı | | 2 Yorumlar

Sitâre

“Çeşmek Be-zen Sitare
Ezmen Mekon Kanare”

Nerden çıktın karşıma böyle Sitare
Efsaneler dökülüyor gülüşlerinde
Kirpiklerin yüreğime batıyor
Telaşlı bir kalabalığın ortasında
Ayaküstü konuşuyoruz
Nedimin nigehban nergisleri gibi
Üstümüzde bütün nazarlar
Çok utanıyorum Sitare
Dün oturup hesap ettim
Sen doğduğun zaman
Ben bir askeri mektepte talebeymişim
Devamı »

Mayıs 30, 2007 Yazan: fakirane | Şiir Makamı | | 2 Yorumlar