Pedram Derahşani
Git başını yastığa koy ve beni yalnız bırak
Bozulmuş, gece geziye çıkan müptela beni yalnız bırak
Biz ve sevda dalgaları, biz ve geceden gündüze yalnızlık
İster gel affet bizi, ister git de bize cefa eyle Okumaya devam et »
20 Cumartesi Ağu 2011
Posted in Müzik, Mevlana, Rumi - Mevlana Şiirleri
Pedram Derahşani
Git başını yastığa koy ve beni yalnız bırak
Bozulmuş, gece geziye çıkan müptela beni yalnız bırak
Biz ve sevda dalgaları, biz ve geceden gündüze yalnızlık
İster gel affet bizi, ister git de bize cefa eyle Okumaya devam et »
17 Çarşamba Ağu 2011
Posted in Müzik, Mevlana, Rumi - Mevlana Şiirleri
Mevlana’nın Şiiri – Mamak Khadem yorumu.
16 Salı Ağu 2011
Posted in Nazan Bekiroğlu, Röportaj, Ustalar
Etiketler
Röportaj: Kübra & Büşra Sönmezışık
“İkidebir”
Her okuru, eğer yazarın yazı dünyasını beğenirse; ne yer, nasıl yaşar merakı sarar. Aslında bu merak yazarın diğer insanlardan farklı olarak nasıl yaşıyor olduğunun merakıdır. Pek okur huzuruna çıkmayan ve okurla olan bağını kitaplarıyla kuvvetlendiren Nazan Bekiroğlu sabitelerle dolu hayat tarzından bahsederken 50 yaşının eklediği olgunluğunu önüne katarak ruhunu ve hislerini somut karekterler üzerinden anlattığı kitabı Nun Masalları’nı tekrar “özel baskı” ile görücüye çıkardı. Yüksek ökçeli kelamın sahibi, kalemi yazmaya muktedir kadınla okurun gözünden yazar ve yazarın gözünden okuru paylaştık.
On yıl sonra tekrar baskıda “Nun Masalları” Bundan on yıl önceki kuşakla şimdiki kuşağın arasındaki farklılığı da katarsak bu kitap yeni kuşağın neresinden yakalar?
Ne yazdıysam, yazma serüvenimin tamamına yayılan temel bir talepten bahsedeceksek eğer, değişenin değil değişmeyenin ne olduğunu düşünmeliyiz. Okumaya devam et »
24 Pazar Tem 2011
Posted in Deneme, Nazan Bekiroğlu
≈ 1 Yorum
Bir daha bir “Mezuniyet Yazısı” yazmam sanırdım. Ne yanılgı oysa. Değil mi ki: Bunlar da gidiyorlar.
Son bir kare şimdi. Bu kez oturan onlar ben ayakta duruyorum. Ben fotoğraf çekiyorum onlar poz vermiyorlar. Bahçenin alçak duvarı üzerine yığılmışlar. Yüzlerinde anlamı bile kestirilemeyen keder. Omuzlarında yükün ilk ağırlığına açık bir hava boşluğu. Bunlar da gidiyorlar.
Dört yıl önceki kendileriyle bugünkü kendileri arasında, sınav listelerinde birer isimden çok daha fazlasıydılar. O kemiyette kimi gözümün önünde gelişti serpildi kimi eriyip gitti, gayret ettimse de elimden bir şey gelmedi. Kimi benim dersime gelmeyip de ne yaptığına içerlediğim. Kimi gül zamanı vurup da derslere niye geldiğine hayret ettiğim. Kimi devamsızlığın tadını yeni almış, kimi hiç mecburiyeti yokken ders atlamamış. Kimi adını zikrettiğim yaprağın izini sürdü, kiminin, dört soru sorduğum sınavda bahtına hesapta hiç olmayan beşinci bir soru düştü. Kimi hiç sormadığım bir soruyu cevapladı kimi de fotokopi soru kâğıtları arasında orijinal nüsha ile karşılaştığını anlayacak kadar uyanıktı. Okumaya devam et »
21 Pazartesi Şub 2011
Posted in Deneme, Nazan Bekiroğlu
Etiketler
Semavi bir dinin mensupları olarak hiçbir kavmin diğerlerine göre üstünlüğü olmadığını bildiler ama insanlık ağacının sağlam bir dalı olmakla onur duyulacağına da inandılar. “Ama”, bu cümlede ilk kısımla ikinci kısım arasına bir tezat sokmadı ilk kez. Ama hepsi de bu duru inancın arkasından geldi. Çünkü “vatanın ve milletin bekası” için kendilerine ihtiyaç duyulduğunu zannettiler.
Bir “ortam” oluşturulduğunu ve o ortamda en fazla da kendilerinin “kullanıldığını” fark etmeleri mümkün değildi. Sahnede iki taraf var sandılar ilk anda, hâlbuki üç’tü, asıl tarafı fark edemediler. Okyanuslar aşmaları gerektiğine inandırılmışlardı ama kanatlarına çoktan taş bağlanmıştı. Okumaya devam et »
15 Salı Şub 2011
Posted in Deneme, Nazan Bekiroğlu, Ustalar
İranlı yönetmen Mecid Mecidi’nin filmi “Baran”, hayatın sert yanına çevrilmiş bir masal ışıldağında küçük sahneler üzerinden akıtılmış aşka dair büyük bir hikaye. Hazin ve zengin. Rikkatli bir doğu dili.
“Sinema Dili” diye bir ara başlık açmak niyetinde değilim. Sadece zannımca, münferit parıltılarına rağmen kesintisiz ırmağının ortak dilini bir türlü bulamamış Türk sineması gibi romanının da yitik malını sahiplenir gibi sahiplenmesi gerekenin böyle bir dil olduğunu işaret etmekle iktifa edeceğim. Şarkın bilgeliğinde halin dili.
15 Salı Şub 2011
Etiketler
Mevlana’nın sohbetleri… 
Sultan Velet tarafından derlenmiş olan bu eser Mevlana’nın sohbetlerini içeriyor.
pdf formatında e-kitap olarak okuyabilirsiniz:
Fihi Ma fih